Regal PartnersRegal Partners

Genel Kurul Kararlarına Karşı İptal Davası Açma Hakkı – Pay Sahibinin Muhalefet Şerhi Vermesi Zorunlu Mudur?

|Şirketler Hukuku|Regal Partners

Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının iptali, azınlık haklarının korunması ile şirket işleyişinin istikrarı arasındaki hassas dengeyi sağlayan hukuki kurumlardan biridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) 445. maddesi uyarınca; kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilmektedir. Ancak bu dava hakkının kullanılabilmesi, kanun koyucu tarafından sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır.

İptal davası açabilecek kişiler TTK 446. maddede sınırlı olarak sayılmıştır. Bu hüküm, mülga 6762 sayılı Kanun'un 381. maddesinin bir tekrarı niteliğini taşımaktadır. Eski kanun döneminde de benimsendiği üzere, toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten pay sahiplerinin dava açma hakkı bulunmaktadır. Güncel mevzuatımızda iptal davası açılabilmesinin temel kuralı şudur: toplantıda hazır bulunan pay sahibinin, iptal davası açabilmesi için karara olumsuz oy vermesi ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi zorunludur. Görüldüğü üzere, sadece ret oyu kullanmak dava açmak için yeterli değildir; bu olumsuz iradenin toplantı başkanlığınca tutanağa "muhalefet şerhi" olarak kaydedilmesi emredici bir dava şartıdır.

Kanun koyucu, pay sahibinin genel kurul süreçlerine usulüne uygun katılımının engellendiği durumlarda muhalefet şerhi şartını aramamaktadır. TTK’nın 446/1-b hükmü gereğince, aşağıdaki durumlarda pay sahibi toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın iptal davası açabilmektedir:

1) Çağrının usulüne göre yapılmadığını ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.

2) Gündemin gereği gibi ilan edilmediğini ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.

3) Genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını ileri süren pay sahipleri dava açabilir.

4) Genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ileri süren pay sahipleri dava açabilir.

Önemle belirtmek gerekir ki; bu iddialara dayanarak dava açan pay sahibinin, söz konusu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri sürmesi ve bu durumu kanıtlaması gerekmektedir.

Anonim şirket genel kurul kararlarının iptali davasında aranan muhalefet şerhi şartı, doktrinde de kanuni temelleriyle derinlemesine ele alınmaktadır. İsmail Kırca'nın "Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü" adlı eserinde vurgulandığı üzere, TTK 446/1-(a) maddesi uyarınca iptal davası açılabilmesi için "karara olumsuz oy vermek" ve "muhalefetini tutanağa geçirtmek" şeklinde iki şart birlikte aranmaktadır.

Öğretide, bu iki şarttan karara olumsuz oy verme zorunluluğunun, esasen Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 2'de düzenlenen dürüstlük kuralının doğrudan bir gereği olduğu ifade edilmektedir. Zira toplantıda hazır bulunmasına rağmen karara olumsuz oy vermeyen bir pay sahibinin sonradan iptal davası açması, açıkça çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil edecektir. Bununla birlikte, sadece olumsuz oy kullanmak tek başına yeterli değildir. Doktrinde de işaret edildiği üzere Yargıtay, istikrar kazanan kararlarında hem karara olumsuz oy vermeyi hem de bu muhalefetin tutanağa geçirtilmesini zorunlu işlemler olarak görmektedir. Dolayısıyla, pay sahibinin genel kuruldaki olumsuz iradesini TMK madde 2 bağlamında ortaya koyması ve bu durumun tutanağa usulüne uygun şekilde yansıtılması, kanun koyucunun dava hakkının tesisi için öngördüğü emredici bir hukuki usuldür.

Uygulamada, muhalefet şerhinin geçerliliği ve ticaret siciline tescili aşamalarında ciddi hukuki ihtilaflar doğmaktadır. Yargıtay kararları, şerhin genel geçer ifadelerden ziyade spesifik olması gerektiğini ve usulüne uygun kayıt altına alınmasının zorunluluğunu ortaya koymaktadır:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/6162 E., 2022/7767 K. sayılı kararına konu olan bir uyuşmazlıkta, genel kurul tutanağının imzalanmasından sonra tutanağın alt kısmına el yazısıyla "Yukarıda belirtilen sebepler nedeniyle mevcut yönetim kurulu aleyhine zarara uğratma nedeniyle dava açma hakkımızı kullanacağız" şeklinde genel bir cümle yazıldığı tespit edilmiştir. Yüksek Mahkeme, iptali istenen her bir genel kurul kararı yönünden muhalefet şerhinin ayrıca tutanağa geçirilip geçirilmediğinin, yani iptal davası şartının yerine gelip gelmediğinin mahkemece resen gözetilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Tutanağın altına düşülen ve tam olarak hangi maddeler yönünden olduğu anlaşılamayan bu tür genel itirazların, toplantıdaki tüm maddeler yönünden geçerli bir muhalefet şerhi olarak değerlendirilemeyeceği açıkça vurgulanmıştır. Bu içtihat doğrultusunda, pay sahiplerinin sadece ret oyu kullanmakla yetinmeyip, itiraz ettikleri her bir gündem maddesi özelinde muhalefetlerini tutanağa açıkça yazdırmaları dava hakkının tesisi için şarttır. Muhalefet şerhinin yazılı olarak verilmesi durumunda ise ticaret sicili işlemleri boyutuna dikkat edilmelidir. İlgili yönetmelik hükümlerine göre; yazılı olarak verilen muhalefet şerhleri toplantı tutanağına eklenir ve tutanağa şerh koyan pay sahibinin adı ve soyadı yazılarak muhalefet şerhinin ekli olduğu mutlaka belirtilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/7353 E., 2014/15162 K. sayılı kararında incelendiği üzere, toplantı tutanağına ekli bu yazılı muhalefet şerhinin tescil başvurusu sırasında ilgili belgelerle birlikte ticaret sicil müdürlüğüne teslim edilmesi mevzuat gereğidir. Ekli muhalefet şerhi ibraz edilmeden tescil talebinde bulunulması hâlinde, ticaret sicil müdürlüğünün tescilden kaçınması mevzuata uygun bulunmuştur.

Anonim şirket genel kurul kararlarının iptali talebiyle açılacak davalarda muhalefet şerhi, mahkemelerce doğrudan dikkate alınan emredici bir dava şartıdır. Pay sahiplerinin veya vekillerinin, hukuka veya esas sözleşmeye aykırı gördükleri kararlara karşı yargı yoluna başvurabilmeleri için toplantıda ilgili madde bazında muhalefetlerini somutlaştırmaları, bunu tutanağa işletmeleri ve sicil işlemlerinde eksik evrak sunmamaya özen göstermeleri muhtemel hak kayıplarının önüne geçecektir.

Bizimle Hukuki Çözüm Ortaklığı Kurun

Bize Ulaşın